ESTETİK BURUN AMELİYATI
Estetik burun ameliyatı (rinoplasti) veya burnu yeniden şekillendirme ameliyatı, estetik cerrahi ameliyatlarının en yaygın olarak uygulananıdır. Estetik burun ameliyatı burnunuzu küçültebilir veya büyültebilir, burun ucunun veya kemerinin şeklini değiştirebilir, burun deliklerinizin genişliğini daraltabilir veya burnunuzla üst dudağınız arasındaki açıyı değiştirebilir. Aynı zamanda doğumsal veya yaralanmaya bağlı bir şekil bozukluğunu düzeltebilir veya soluk almanızdaki bazı problemleri giderebilir.
Estetik burun ameliyatı ne zaman faydalıdır? Nasıl yapılır? Ve sonuç olarak ne bekleyebilirsiniz?
Anlamadığınız herhangi bir şey olursa lütfen doktorunuza danışınız.
Estetik Burun Ameliyatı İçin Uygun Hastalar
Estetik burun ameliyatı dış görünüşünüzü güzelleştirebilir ve kendinize güveninizi arttırabilir. Ancak bu, ameliyatın görüntünüzü mutlaka sizin hayal ettiğiniz yüz görünümüne uyacak şekilde değiştireceği ve diğer insanların ameliyattan sonra size farklı davranacağı anlamına gelmez. Ameliyata karar vermeden önce, neden ameliyat olmak istediğinizi ve bu ameliyattan ne beklediğinizi kendinize sorunuz, dikkatle düşününüz ve bunları cerrahınızla tartışınız. Estetik burun ameliyatı için en uygun hastalar mükemmellik arayanlar değil, dış görünümlerinde güzelleşme ve daha iyiye doğru bir gelişme bekleyenlerdir.
Birçok cerrah, buluğ çağındaki gençlerin gelişimlerini tamamlayana kadar ameliyatı ertelemeyi tercih eder. Bu bekleme süresi, genç kızlar için 16 yaş civarı, erkekler için ise 17 yaştır. Ameliyat kararının aile tarafından değil, bizzat kendisinin hayata geçirmek istediği bir karar olduğundan emin olmak için, gençlerin sosyal ve ruhsal uyumunu dikkate almak önemlidir.
Riskler
Estetik burun ameliyatı deneyimli bir estetik cerrah tarafından yapıldığı takdirde komplikasyonlar (istenmeyen sonuçlar) nadir ve genellikle önemsizdir. Her şeye rağmen daima bir komplikasyon ihtimali vardır. Bunlar enfeksiyon, burun kanaması veya anesteziye karşı reaksiyondur. Ameliyattan sonra çatlamış küçük kılcal damarlar, derinin yüzeyinde çok ince kırmızı noktalar şeklinde ortaya çıkabilir. Estetik burun ameliyatı, burun içinden yapıldığından, görünen ameliyat izi söz konusu değildir. Ancak açık teknik kullanıldığında veya geniş burun deliklerinin daraltılması gerekiyorsa, burun tabanında kalan çok küçük ve ince izler, genellikle, görülmeyecek kadar önemsizdir.
Her 30-40 vakanın aşağı yukarı birinde ikinci bir ameliyat gerekebilir (örneğin küçük bir şekil bozukluğunu düzeltmek için). Böyle durumları önceden kesin olarak tahmin etmek mümkün değildir. Düzeltici ikinci ameliyat genellikle daha dar kapsamlı ve daha basit bir ameliyattır.
YÜZ GERME AMELİYATI
Yerçekiminin etkisi, güneş ışınları ve günlük yaşamın stresi insanların yüzlerinde yaşlanma belirtilerinin oluşmasına neden olurlar. Yüzde göz kapakları ve etrafında, ağız çevresi ve yanaklarda, çene altında ve boyunda oluşan derin çizgiler, kırışıklıklar, katlanma ve yağ toplanmaları şeklinde yüzde belirginleşir. Yaşlanmanın etkisi ile ya da genetik olarak yüz dokuları azalmakta ve zayıflamakta ve yüz kemikleri üzerinden yerçekimi yönünde sarkar. Genellikle 50 yaş civarında yüz derisi “bol” gelmeye başlıyor. Bir kısmı fazla gelen cilt aynı zamanda kırışıyor. Bu ameliyatta yapılan da bu deri fazlasını almak ve cildi gerginleştirmektir.
Yüz germe ameliyatı neredeyse yüz yıldır yapılıyor ve bu yüzden “klasik” ameliyat olarak anılıyor. Ama son on yılda devrim niteliğinde yenilikler de oldu.
Ne Kadar İz Kalıyor?
Bu ameliyatta kesimler kulak önünde ve arkasında yapılacağı için buralarda bir miktar iz kalıyor. Kulak önündeki kesim eğer kulak içerisinden geçirilirse bu izin büyük bir kesimi içeride kalacağı için yara iyileşme sorununuz yok ise görülmez.
Saçlı deri içerisinde yapılan kesimlerinde iz bırakmayacağını varsayabilirsiniz.
Sonuç olarak ameliyattan sonra kalacak olan iz genellikle belirsiz olur.
YAĞ ENJEKSİYONU
botoksYüzdeki ve vücuttaki derin kırışıklıkların ve çöküntülerin tedavisinde kişinin kendi yağ dokusu alınarak uygulama yapılır. Bu uygulamanın en önemli avantajı hastanın kendi yağ dokusu kullanılmasıdır.
Yağ enjeksiyonu, bir bölgeden alınan yağ dokusunun bir başka bölgeye aktarılarak dolgu yapma amacı ile kullanımını ifade eder. Yağ Enjeksiyonu’nun başlıca uygulama alanları, vücut hatlarını düzeltmek, yüzdeki yaşlılık çizgilerinin derinliğini azaltmak, dudakları dolgunlaştırmak, kalınlaştırmak ve zayıf yüzlere daha dolgun bir görünüm vermektir.
Yağ Enjeksiyonu Nedir?
Vücudun bir bölümünden alınan yağ dokusu ihtiyaç duyan miktarda diğer bir vücut bölümüne aktarılır. Böylece hastadaki kırışık veya çökük olan bölge tedavi edilir. Transfer edilen yağ dokusunun %20-30 kadarlık bölümü verilen bölgede hayat boyu kalır.
Tekrarlayan transferlerle bölgedeki kalıcı yağ doku miktarı artırılabilir. Uygulamanın dezavantajı ise tedavi sonrası %70-80 oranında transfer edilen yağ dokusunun 4-6 ay içerisinde emilerek vücuttan atılmasıdır, bu nedenle iki veya üç seans tekrarı gerekebilir.
MEME KÜÇÜLTME AMELİYATLARI
(Meme Dokusundaki Hacim Fazlalığı İle Birlikte Sarkma)
meme_kucultmeMemelerde aşırı büyüme ile oluşan hacim fazlalığı ve sarkma hastanın yaşam konforunu ve sağlığını bozar. Göğüslerin neden olduğu sırt ve boyunda kas gerilmeleri ile pozisyonel olarak değişiklik; baş ağrısı, omuz ağrı, sütyen askıları ile omuzda çöküklük, kronik göğüs ağrı, kişisel hijyen ile ilgili problemler, sportif aktivitelere katılamama, giyim konforunun bozulması, sosyal alanda kısıtlanma gibi rahatsızlıklar yapılabilir. .Meme Dokusunda doğumlar, süt verme, aşırı kilo alıp vermeler ve yerçekimi gibi vs. nedenlerle sarkmalar oluşur. Bu tip şekil bozuklukları düzeltilirken meme dokusunun hacmi ve meme başının aşağıya doğru olan sarkıklığı önemlidir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle hacmi artan ve şekli bozulan memenin yeniden şekillendirilmesi gerekmektedir. Bu tip memelerde hacim fazlalığına bağlı olarak uygulanacak teknikte değişir. Uygulanan tekniğe göre hastaların süt verme fonksiyonları ve meme başı duyuları da değişik derecelerde etkilenir.
Bu ameliyatlarda temel yaklaşım memede en az cerrahi izi bırakarak, maksimum şekil oluşumunu yakalamaktır. Bu nedenle ameliyat öncesi meme ölçümleri çok iyi yapılarak, ameliyat çizimleri çok iyi planlanmalıdır. Bu aşama elde edilecek cerrahi sonuç için ameliyat kadar önemlidir. Cerrahi işlem yaklaşık olarak 2,5-3,5 saat sürer ve hastadaki fazla miktardaki meme ve deri dokusu çıkarılarak meme yeniden şekillendirilir.
MEME BÜYÜTME AMELİYATLARI
Meme Dokusundaki Küçüklük (Meme Büyültme/Protez Ameliyatı)
Meme büyültme ameliyatı düşünen her kişinin yapması gereken ilk şey bir plastik cerraha danışmaktır. Arzulanan sonucun oluşabilmesi için göğüslerinizin ameliyat sonrası büyüklüğü ve görünümü ile ilgili beklentilerinizi cerrahınız ile görüşmelisiniz.
Memelerde neden büyüme olmaz ?
İlk adetten bir ya da iki yıl kadar önce kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteron’un etkisi ile göğüsler büyümeye başlar. Göğüsler adet dönemleri ile paralellik gösteren ve kadınlık hormonlarının kandaki düzeyleri tarafından tetiklenen aylık değişimler geçirirler. Hamileliğe hazırlanıyormuşçasına her ay süt bezleri aktif hale geçerler ve göğüsler şişer, hormon değerlerinin normale dönmesi ile süt bezleri yeniden aktif olmayan hale dönerler. Genetik faktörlere bağlı olarak göğüslerde büyüme, kişinin vücut ölçülerine uygun olmayabilir. Bu durum birçok kadında cinsel sembol gelişimi açısından sıkıntı yaratmaktadır.
Herhangi bir estetik ameliyat uygulanmadan önce yapılması gereken en önemli aktivasyon duygusal kararlılıktır. Meme büyültme ameliyatı göğüslerinizi şekillendirir fakat hayatınızı şekillendirmez. Estetik cerrahi görünümünüzü düzeltir ve kendinize olan güveninizi tazeler ve giyim konforunu artırır, fakat gerisi size kalmaktadır. Sizi muayene ettikten sonra cerrah, göğüs kafesini kaplayan deri ve göğüslerin durumu gibi ameliyatla ilgili kararları etkileyecek diğer değişkenleri tartışacaktır.
Meme büyültme ameliyatlarında öncelikle hacim eksikliğinin miktarı hesaplanarak konulacak hacim tespit edilir. Daha sonra konulacak protez tipi ve ameliyatın uygulama şekli hasta ile görüşülerek tespit edilir.
Protez Çeşitleri
Meme protezleri çeşitlidir. Bunlar serum fizyolojik ile şişirilenler, silikon jel içerenler, soya yağı içerenler (artık kullanılmamaktadır) vs. olduğu gibi, şekil olarak damlacık veya yuvarlak olanları vardır. Ayrıca protez kılıfı örgülü veya örgüsüz olanları bulunur. İçerik olarak silikon protezler koheziv ve koheziv olmayanlar olarak ikiye ayrılırlar. Koheziv olanlar tercih edilen protez tipleridir çünkü bu protezler hasar durumunda akarak tüm göğse karışmazlar. Tüm bu protez çeşitlerinin hepsinin de kendilerine özgü avantajları ve dezavantajları vardır. Bunlar bir bir hastaya anlatılarak protez tipi için karar verilir.
Protezin Yerleştirilme ve Kesi Bölgesi
Daha sonra protezin yerleştirilme ve kesi bölgesi saptanır. Protezler genellikle üç bölgeden konulur. Meme başının kahverengi bölümü(Areola) altından, meme altındaki kırışıklık çizgisi altından veya koltuk altından yerleştirilir. En çok kullanılan ise meme altı kırışıklık çizgisi veya meme basının kahverengi bölümü altıdır. Doğum yapmamış, meme başı çevresindeki kahverengi bölüm(Areola) çapı küçük hastalarda meme altı kırışıklık çizgisi, doğum yapmış ve areola çapı büyük hastalarda ise areola altından protezlerin yerleştirilmesi tercih edilir.
Eğer meme bezi dokusu yeterli kalınlıkta ise protezin meme bezi altına, bez dokusu az ise protezin kas dokusu altına yerleştirilmesi daha iyi şekil ve cerrahi risklerin azaltılması için tercih edilir. Bu uygulama yaklaşık olarak 1,5-2 saat sürer.
MEME DİKLEŞTİRME AMELİYATLARI
Memelerde aşırı sarkma hastanın yaşam konforunu ve sağlığını bozar. Göğüslerin neden olduğu sırt ve boyunda kas gerilmeleri ile pozisyonel olarak değişiklik; baş ağrısı, omuz ağrı, sutyen askıları ile omuzda çöküklük, kronik göğüs ağrı, kişisel hijyen ile ilgili problemler, sportif aktivitelere katılamama, giyim konforunun bozulması, sosyal alanda kısıtlanma gibi rahatsızlıklar yapılabilir. Meme dokusunda doğumlar, süt verme, aşırı kilo alıp vermeler ve yerçekimi gibi vs. nedenlerle sarkmalar oluşur. Bu tip şekil bozuklukları düzeltilirken meme dokusunun hacmi ve meme başının aşağıya doğru olan sarkıklığı önemlidir.
Bu tip ameliyatlarda Uygulanan tekniğe göre hastaların süt verme fonksiyonları ve meme başı duyuları da değişik derecelerde etkilenebilir. Bu ameliyatlarda temel yaklaşım memede en az cerrahi izi bırakarak, maksimum şekil oluşumunu yakalamak ve meme fonksiyonlarıyla duyusunu korumaktır. Bu nedenle ameliyat öncesi meme ölçümleri çok iyi yapılarak, ameliyat çizimleri çok iyi planlanmalıdır. Bu aşama elde edilecek cerrahi sonuç için ameliyat kadar önemlidir. Cerrahi işlem yaklaşık olarak 2,5-3,5 saat sürer ve hastadaki fazla miktardaki deri dokusu çıkarılarak meme yeniden şekillendirilir.
Meme Başı Aşağıya Çok Sarkmamış İse
Meme başı aşağıya doğru çok sarkık değilse ve hacim eksikliğiyle birlikte az miktarda sarkma varsa bu tip memelere areola çevresinden yapılacak müdahale ile protez yerleştirilip hem meme dolgunluğu sağlanır, hem de areola çevresinden meme dikleştirilerek az miktarda, dikkat çekmeyen bir iz bırakılır.
Eger meme başı fazlaca aşağıya sarkmış ise bu tip hastalarda areola çevresindeki ize ek olarak aşağıya meme altı kırışıklık çizgisine kadar uzanabilen ince ve zamanla (8-12 ay) silikleşecek olan bir iz oluşur(İzler vücudun vereceği reaksiyona göre bazen belirgin ve geçmeyen izlere de dönüşebilmektedir). Bu tip ameliyatlarda eğer meme dokusu hacmi yeterli ve sadece deri ve bağ dokusundaki gevşeklik nedeniyle sarkma varsa protez uygulamalarına gerek kalmayacaktır.
LIPOSUCTION (YAĞ ALMA) AMELİYATI
Liposuction vücutta istenmeyen yağların bir vakum aleti ve kanüller yardımı ile alınması işlemidir. Bu işlem yardımıyla vücudumuzdaki şekil bozukluğuna yol açan yağ birikintileri uzaklaştırılır. Liposuction yöntemi yapılış amacına bağlı olarak LIPOSHAPING, LIPOSCULPTURING, BODYSHAPING, LIPOPLASTY, SUCTION LIPECTOMY vs. isimler alır.Temelde ise tüm bu yöntemlerin özü ve amacı aynıdır. Liposuction yöntemlerindeki temel fark kullanılan tekniklerdedir.
lipo3Bu teknikler lazer liposuction, vaser liposuction, dry (kuru), ultrasound-assisted lipoplasty, tummesent (sıvı vererek) liposuction ve super-wet teknikleridir. Bu teknikler arasında hasta iyileşme süreleri ve liposuction sonuçları arasında farklar vardır. Unutulmaması gereken liposuction diyet veya egsersizin yerini hiçbir zaman almaz, sadece kilo vermekle uzaklaştırılamayan yağ dokusu birikimlerini uzaklaştırarak vücudumuza arzu edilen şekli verir.
Liposuction Uygulanan Bölgeler
Sıklıkla liposuction uygulanan bölgeler Karın, Bel bölgesi, Kalçalar, Basen ve Bacak iç bölgeleri, Uyluklar, Dizler, Kol, Çene altı olup gerektiğinde sınırlı miktarlarda vücutta istenmeyen yağ birikintisi olan diğer bölgelere de uygulanabilmektedir.
Liposuction İçin İyi Adaylar
Liposuction için en iyi aday, bu işlemden gerçekçi beklentisi olan adaydır. Hastanın kilosu ideal kilosuna yakın ise, derisinin elastikiyeti iyi ve operasyon sonucunu etkileyecek hastalığı yoksa bu hasta Liposuction için ideal bir adaydır diyebiliriz.
Liposuction İçin Karar Vermek
Plastik cerrahi doktoru ile görüşürken cerrahi prosedürün başarısı için beklentilerinizi gerçekçi olarak ona aktarmanız ve liposuction ile alternatif tedavi yöntemlerinin sizin beklentileriniz yönünde sizi aydınlatmasını istemelisiniz. Eğer liposuction için uygun bir aday iseniz cerrahi hazırlık için doktorunuz sizi geçirdiğiniz hastalıklar, kullandığınız ilaçlar, kan tablosu ve şu andaki vücut sağlığı yönünden inceleyecek ve liposuction için size hazırlık evrelerini aktaracaktır.
Cerrahi Hazırlık Evresi
- Liposuction öncesi muayene ve digital resimleme ile vücuttaki fazla yağ birikimlerinin tespiti.
- Liposuction uygulanacak bölgeye uygun büyüklükte korse tayini.
- Liposuction öncesi ve sonrası vücut hijyeninin size anlatılması.
- Liposuction öncesi ve sonrası beslenme, ilaç kullanımı, egzersiz programı ve günlük hayatınıza dönüşünüz ayrıntılı olarak size anlatılmalıdır.
Liposuction tekniği ve cerrahi sonrası iyileşme süreciniz size anlatılmalıdır.